ÖNSÖZ

Sinemasal’ın 6. sayısında yeniden merhaba. Sinemasal bundan böyle Dokuz Eylül Yayınları tarafından yayımlanacak ve dağıtılacaktır. Dokuz Eylül Yayınları amblemini taşımak, baştan beri üniversite içindeki üretimin dışarıya yansıması gerektiğini savunan ve bunun için mücadele eden bizler için gurur vericidir. Bu işbirliğinin diğer üniversitelere de örnek olmasını diliyor, çalışmalarımızı sahiplenerek gerekli imkanları sağlayan başta Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Sayın Emin Alıcı ve Rektör Yardımcısı Sayın Sedef Gidener olmak üzere, katkıda bulunan tüm üniversite yönetici ve çalışanlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Sayın Cengiz Çekil’e ayrıca teşekkür etmemiz gerekmektedir. Cengiz Bey, dergi hazırlıklarına yeniden girişmemiz konusunda bizleri yüreklendirdiği ve desteklediği gibi, basım aşamasında da her bir ayrıntıyla ilgilenip, bizler için aşılamaz hale gelmiş engelleri tek tek yıkarak yolumuzu açmıştır. O halde hemen belirtelim ki, Sinemasal iki yıllık uzun bir aradan sonra kitapçı raflarında yeniden yerini alabiliyorsa, bu öncelikle Sayın Cengiz Çekil sayesindedir. Kendisine çok şey borçluyuz.

Sinemasal dergisi, ilk sayıdan itibaren sahip olduğu biçimsel özelliklerini aynen muhafaza ederken, içerikte kimi değişikler gündeme gelmiş bulunuyor. Anımsanacağı gibi, Sinemasal’ın hemen bütün sayıları “Sinema-İletişim” ekseninde düzenlenmişti. Bu da, içeriği çok geniş bir alana yayıyordu. Bundan böyle ise dergiyi yalnızca ‘Sinema’ ile sınırlandırmaya karar vermiş bulunuyoruz. Bu durum, sinema ile ilgili yazı, araştırma ve tartışmalara çok daha geniş bir yer açma olanağını doğuracağı gibi, çeşitli ‘dosya’ ve ‘temalar’ çerçevesinde belirli bir konuyu daha derinlemesine ve etraflıca tartışmak ve çok daha bütünlüklü sonuçlara varmak da mümkün hale gelecektir.

Öte yandan her sayının içeriğini olabilecek en nitelikli seviyeye ulaştırabilmek için, yazıların belirlenmesinde çok daha seçici davranılacak ve bazı temel kurallara uygun olması gözetilecektir. Hemen burada belirtelim ki, yazarın ele aldığı meseleyle bir ‘derdi’ bulunması ve bunu herkesten önce kendisinin ‘anlamış’ olması, yazıların seçimindeki temel prensip olacaktır. Demek ki konunun temel bir sorunsal etrafında, bütünlüklü olarak işlenebilmesi ve yazarın konusunu derinliğine tartışabilecek yeterliliğe sahip olması, bizim için bir yazıda bulunması gereken başlıca özelliklerdir. Diğer ayrıntılar, derginin sonunda bulunabilir.

Sinemasal’ın yeni sayılarında buluşmak üzere…


Ana Sayfa